Anasayfa / Günün Haberleri / CHP’den neden ayrıldı, yeni yol haritası ne? – Burdur Gazetesi

CHP’den neden ayrıldı, yeni yol haritası ne? – Burdur Gazetesi


Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, yaklaşık 25 yıllık CHP geçmişinin ardından yaşadığı ayrılık sürecini, yeni siyasi oluşuma neden katıldığını ve bundan sonraki yol haritasını anlattı. “Bizim kökümüz Cumhuriyet Halk Partisi’ndedir” diyen Ercengiz, CHP’ye kapıları kapatmadıklarını belirtirken yeni partinin yüzde 25-30 bandına sıkışmaması gerektiğini söyledi. Ekonomiden sosyal belediyeciliğe kadar birçok konuda mesaj veren Ercengiz, siyasette daha kapsayıcı, şeffaf ve hesap verebilir bir anlayışın gerekliliğini savundu.

ERCENGİZ “BURDUR’UN NABZI” PROGRAMINDA KONUŞTU

Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Kanal 15 TV’de yayınlanan “Burdur’un Nabzı” programında gazeteciler Kürşat Tuncel ve Bilal Karasakal’ın sorularını yanıtladı.

Ercengiz, siyasi yaşamının başlangıcından Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılmasına, yeni siyasi oluşumdan Türkiye ekonomisine ve sosyal demokrat belediyecilik anlayışına kadar geniş bir çerçevede değerlendirmelerde bulundu.

“HAKSIZLIĞIN KARŞISINDA DURMAYI SEVERİM”

Siyasete nasıl başladığını anlatan Ercengiz, meslek hayatına başladıktan sonra siyasete yakın olduğunu belirterek, “Her zaman bir taraf olmayı sevdim. Ama neye taraf olmayı severim? Haksızlık karşısında durmaya taraf olmayı severim. Bir yerde bir haksızlık varsa bunun karşısında durmak ve mücadele etmek gerekir” dedi.

1999 yılında Burdur’da eczacılığa başladıktan kısa süre sonra CHP’ye üye olduğunu söyleyen Ercengiz, üniversite yıllarında herhangi bir siyasi partinin üyesi olmadığını ancak öğrenci hakları konusunda gerçekleştirilen demokratik eylemlerde yer aldığını anlattı.

ÖZGÜR ÖZEL İLE ÜNİVERSİTE YILLARINDAN GELEN TANIŞIKLIK

Ercengiz, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile üniversite yıllarında da toplumsal konularda birlikte hareket ettikleri dönemler olduğunu söyledi.

“Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel’le de üniversite yıllarından itibaren bu konuda birlikte hareket ettiğimiz dönemler oldu. O da siyaseti seven, toplumsal meselelere duyarlı bir arkadaşımızdı” ifadelerini kullandı.

“KENDİMİ CHP’DEN BAŞKA BİR YERDE HİÇ HAYAL ETMEDİM”

Siyasi düşüncelerinin şekillenmesinde 1990’lı yılların ekonomik ve toplumsal koşullarının etkili olduğunu belirten Ercengiz, gelir dağılımındaki makasın açılmasının kendisini rahatsız ettiğini anlattı.

Sol siyaseti benimseyen bir ailede yetiştiğini kaydeden Ercengiz, “Kendimi Cumhuriyet Halk Partisi’nden, Atatürk’ün partisinden başka bir yerde olmayı hiç hayal etmedim” dedi.

BELEDİYECİLİĞE İLGİSİ 2004 SEÇİMLERİNDE ARTTI

CHP’ye üye olduktan kısa süre sonra merkez ilçe yönetiminde görev aldığını anlatan Ercengiz, 2004 yerel seçimlerinde aktif olarak çalıştığını söyledi.

Bu sürecin belediyeciliğe ilgisini artırdığını ifade eden Ercengiz, “Yaşadığınız kente değer katmak, yaşadığınız kenti daha değerli ve huzurlu hale getirmek için bir fikriniz varsa, o fikrin hayata geçebilmesi için ya sözünüzün dinlenmesi ya da söz sahibi olmanız gerekir” diye konuştu.

25 YILLIK CHP GEÇMİŞİ: “AYRILMAK KOLAY OLMADI”

Ercengiz’in açıklamalarının en önemli bölümlerinden biri CHP’den ayrılma süreci oldu. Yaklaşık 25 yıllık CHP geçmişinin ardından temmuz ayında yaşanan gelişmeler nedeniyle ayrılık kararı aldığını belirten Ercengiz, bu kararın kendisi için kolay olmadığını söyledi.

“Siyasi parti üyeliği yalnızca bir üyelik değildir. İnsan zaman içerisinde bir gönül bağı kuruyor. Mahallede aynı apartmanda kat değiştirmek bile insana zor gelirken, yıllarca içerisinde bulunduğunuz bir siyasi yapıdan ayrılmak elbette kolay değil” dedi.

“BİZİM KÖKÜMÜZ CUMHURİYET HALK PARTİSİ’NDEDİR”

Ercengiz, CHP’den ayrılmasının partiyle tüm bağlarını kopardığı anlamına gelmediğini özellikle vurguladı.

“Bizim kökümüz Cumhuriyet Halk Partisi’ndedir. Oradan istifa etmiş olmamız, Cumhuriyet Halk Partisi’ne kapılarımızı kapattığımız anlamına gelmez. Şartlar bunu gerektirdi” ifadelerini kullandı.

AYRILIK KARARININ MERKEZİNE DEMOKRASİYİ KOYDU

Yaşanan süreci demokrasi üzerinden değerlendiren Ercengiz, siyasi partilerin toplumdaki değişim taleplerini doğru okuması gerektiğini savundu.

Vatandaşın ekonomik sorunlarla mücadele ettiği bir dönemde siyasi partilerin iç tartışmalarından ziyade kendisine umut verecek bir seçenek aradığını ifade eden Ercengiz, Özgür Özel’in yürüttüğü siyasi mücadeleyi yalnız bırakmak istemediklerini söyledi.

“Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel’in ‘Hadi arkadaşlar, yürüyoruz’ dediği gün onu bu yolda yalnız bırakmak doğru olmazdı. Bu yalnızca bizim kişisel tercihimiz değil, sokaktan gelen sese yanıt verme meselesidir” dedi.

BURDUR’DAKİ TABLOYU ANLATTI: “DEĞİŞİM BEKLENTİSİ GÖRDÜM”

Özgür Özel’in Burdur ziyaretinin ardından yaptığı değerlendirmeleri de paylaşan Ercengiz, Çavdır, Yeşilova, Bucak ve Burdur’daki temaslarda vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştıklarını söyledi.

Ercengiz, “Burdur tarihinde ilk defa, Demirel’den sonra bir siyasetçiye vatandaşın dokunabilmek için mücadele ettiğini gördüm. Ezilme tehlikesi yaşadık” ifadelerini kullandı.

Bu tabloyu güçlü bir siyasi gösterge olarak değerlendiren Ercengiz, vatandaşın yüzünde açık şekilde değişim beklentisi gördüğünü söyledi.

“SOKAK BİR BEKLENTİ İÇERİSİNDE”

Anket şirketlerinin farklı sonuçlar açıklayabileceğini ancak kendisinin sahadaki tabloya baktığını belirten Ercengiz, “Benim gördüğüm çok daha önemli bir şey var: Sokak bir beklenti içerisinde. Vatandaş bir değişim talep ediyor” dedi.

Yakın çalışma arkadaşları, belediye meclis üyeleri ve birlikte siyaset yaptığı isimlerle görüştüğünü belirten Ercengiz, değişimin gerekli olduğu konusunda ortak bir görüş oluştuğunu anlattı.

“BABA EVİNDEN ÇIKTIK AMA BİR GÜN MUTLAKA GERİ DÖNECEĞİZ”

Ercengiz, CHP ile yeni siyasi yapı arasındaki ilişkiye dair değerlendirmesinde Özgür Özel’in sözlerine atıfta bulundu.

“Sayın Genel Başkanımızın söylediği gibi, ‘Biz baba evinden çıktık ama bir gün mutlaka buraya geri döneceğiz.’ Ben de bu düşünceye katılıyorum” diyen Ercengiz, CHP’nin dünya siyaset tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.

YENİ PARTİNİN HEDEFİNİ ANLATTI

Ercengiz, yeni siyasi yapının temel hedeflerinden birinin ekonomik sorunlarla mücadele eden vatandaşa yeniden umut verebilmek olduğunu söyledi.

Türkiye’de bir değişim beklentisi bulunduğunu savunan Ercengiz, iktidarın uzun yılların ardından bir yorgunluk içerisinde olduğunu ileri sürdü.

Yeni siyasi oluşumun bu beklentiyi doğru okuyarak güçlü bir ekonomik program ortaya koyması gerektiğini ifade etti.

ÜRETİM VE PLANLAMA VURGUSU

Türkiye’nin ekonomik sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ercengiz, gelir dağılımındaki eşitsizliğin büyüdüğünü ve vatandaşların geçim sorununun ağırlaştığını söyledi.

Türkiye’nin kaynaklarının ve üretim potansiyelinin güçlü olduğunu belirten Ercengiz, çözümün üretim ve doğru planlamadan geçtiğini savundu.

Türkiye’nin yeniden kendi kendine yetebilen bir ülke olması gerektiğini ifade eden Ercengiz, Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki üretim ve kalkınma anlayışının bugünün koşullarında yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“VATANDAŞ KENDİSİNİ GÜVENDE HİSSETMELİ”

Demokrasi ve ifade özgürlüğüne ilişkin de konuşan Ercengiz, vatandaşın kendisini güvende hissetmesinin önemine işaret etti.

“Siyasetçi eleştirilebilir. Siyasetçi hoşgörülü olmalıdır” diyen Ercengiz, eleştiri konusunda iktidar ve muhalefet arasında farklı ölçüler kullanılmaması gerektiğini söyledi.

Ercengiz, temel ilkenin yurttaşlar arasında eşitlik olması gerektiğini vurguladı.

SOSYAL BELEDİYECİLİKTE BURDUR ÖRNEĞİNİ ANLATTI

Yerel yönetimlerde elde ettikleri deneyime de değinen Ercengiz, p*ande*mi döneminde maske üretiminden dezenfeksiyon çalışmalarına, ihtiyaç sahiplerine yemek ulaştırılmasından sosyal yardımlara kadar birçok alanda hizmet verdiklerini anlattı.

Öğrenci yurtları ve kreş yatırımlarına değinen Ercengiz, “Bir kreş yaptığınızda yalnızca bir çocuğa hizmet etmiyorsunuz. Bir anneyi, bir babayı, bir babaanneyi, bir anneanneyi özgürleştiriyorsunuz” dedi.

“DEMOKRASİ YALNIZCA SANDIĞA GİTMEK DEĞİLDİR”

Yeni siyasi anlayışın temel ilkeleri arasında şeffaflık ve hesap verebilirliği gösteren Ercengiz, vatandaşın ödediği verginin nereye harcandığını bilmesi gerektiğini söyledi.

Belediyelerin Sayıştay ve İçişleri Bakanlığı tarafından denetlendiğini hatırlatan Ercengiz, asıl meselenin yalnızca kurumlara değil, doğrudan vatandaşa hesap verebilmek olduğunu ifade etti.

“Demokrasi yalnızca sandığa gitmek değildir. Vatandaşın yönetenleri denetleyebilmesi, hesap sorabilmesi ve kendisini yönetimin gerçek bir parçası olarak görebilmesidir” diye konuştu.

YENİ PARTİ İÇİN “DAHA KUCAKLAYICI SİYASET” MESAJI

Ercengiz, yeni siyasi yapının yalnızca geleneksel sosyal demokrat seçmen üzerinden siyaset yapmaması gerektiğini söyledi.

Merkez sağda kendisini demokrat olarak tanımlayanlardan muhafazakâr seçmene, milliyetçi seçmenden farklı toplumsal kesimlere kadar geniş bir tabana ulaşılması gerektiğini savundu.

“Artık yeni bir partiyiz. Yeni bir partiyi eski davranışlarla yönetemeyiz” diyen Ercengiz, farklı siyasi geleneklerden gelen demokrat kesimleri kapsayan bir anlayışın oluşturulması gerektiğini ifade etti.

“HEDEFİMİZ YÜZDE 25-30’A SIKIŞMAK DEĞİL”

Yeni siyasi oluşumun seçim hedefleri konusunda da mesaj veren Ercengiz, eski siyasi alışkanlıkların devam etmesi halinde geniş seçmen kitlelerine ulaşmanın mümkün olmayacağını söyledi.

“Eğer eski alışkanlıklarla yeni bir parti yönetmeye kalkarsak, Cumhuriyet Halk Partisi’nden birkaç puan kaybedip yerine birkaç puan kazanmış ve yine yüzde 25-30 bandında kalan bir parti oluruz. Bizim hedefimiz bu olmamalı” dedi.

Ercengiz, daha kucaklayıcı ve merkeze hitap eden bir siyasi anlayışın yanı sıra Atatürk milliyetçiliği, üniter devlet, tek bayrak, tek devlet ve eşit yurttaşlık ilkelerinin korunması gerektiğini belirtti.

SEÇMENİN ÖZGÜR ÖZEL’İ İZLEDİĞİNİ SÖYLEDİ

Sahada vatandaşlarla yaptıkları görüşmelere ilişkin izlenimlerini aktaran Ercengiz, seçmenin Özgür Özel’in siyasi performansını yakından takip ettiğini söyledi.

Özel’in sokak dilini kullanma biçimi, siyasi gelişmeleri hızlı değerlendirmesi ve vatandaşla kurduğu iletişimin karşılık bulduğunu savunan Ercengiz, yeni siyasi oluşumun önümüzdeki dönemde ivme kazanabileceğini ifade etti.

EKONOMİDE GÜVEN, YATIRIM VE ÜRETİM UYARISI

Türkiye ekonomisinin siyasi gelişmelerden bağımsız değerlendirilemeyeceğini söyleyen Ercengiz, güven ortamındaki sorunların yatırımları etkilediğini savundu.

Kur politikası, enflasyon, faiz ve üretim maliyetleri arasında bir sarmal oluştuğunu belirten Ercengiz, yüksek girdi maliyetlerinin ihracatçı ve sanayicinin uluslararası rekabet gücünü azalttığını söyledi.

Konfeksiyon sektöründeki bazı yatırımların başka ülkelere yönelmesini de buna örnek gösterdi.

EKONOMİ PROGRAMINA ELEŞTİRİ

Ekonomi yönetiminin aldığı bazı kararların gerekli olduğunu ancak uygulamada sorunlar bulunduğunu savunan Ercengiz, piyasa şartlarına yapılan siyasi müdahalelerin programın işleyişini zorlaştırdığını ifade etti.

Kurun baskılanması amacıyla rezerv kullanılmasının uzun vadede sürdürülebilir olmadığını ileri süren Ercengiz, ekonomide kalıcı iyileşme için planlı ve tutarlı politikalara ihtiyaç olduğunu söyledi.

“TÜRKİYE KENDİ AYAKLARI ÜZERİNDE DURMALI”

Ercengiz, Türkiye’nin nüfusu, üretim kapasitesi, coğrafi konumu ve nitelikli insan gücüyle önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirterek dışa bağımlılığın azaltılması gerektiğini söyledi.

“Siyasi olarak daha kapsayıcı, ekonomik olarak daha güçlü ve kendi ayakları üzerinde duran bir Türkiye’yi inşa etmek zorundayız. Bunun yolu da demokrasiye, hukuka, güven ortamına ve üretime dayalı bir anlayıştan geçiyor” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Haber Merkezi

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir