Batı Akdeniz’de tarih boyunca “Pisidia” olarak adlandırılan bölgede, Isparta’nın Yalvaç ilçesindeki Pisidia Antiokheia Antik Kenti kazılarında gerçekleştirilen arkeolojik kazılar, tarihin derinliklerinden günümüze ulaşan eşi benzeri görülmemiş bir eseri gün yüzüne çıkardı.
Milattan sonra 6. yüzyıla tarihlenen, üzerinde Danyal Peygamber’in rüyasındaki dört canavar ve aslanın aynı kompozisyonda tasvir edildiği bu eşsiz kap, bölge arkeolojisi için büyük önem taşıyor.
KİLİSE YIKINTILARI ARASINDA ÇIKTI
Süleyman Demirel Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Özhanlı başkanlığındaki ekip, antik kentteki manastırda sürdürülen kazılar sırasında bu önemli esere ulaştı. Bulunan kap, 713 yılındaki Arap akınları sırasında tahrip edilen bir kilisenin yıkıntıları arasında ortaya çıkarıldı. İki kulplu bir kap formunda olan eserin üzerindeki tasvirlerin, Hristiyan ikonografisi açısından son derece değerli olduğu belirtiliyor.
DANYAL’IN RÜYASI VE SİMGESEL ANLAMLARI
Eski Ahit’teki “Daniel” kitabında yer alan anlatılara dayanan tasvirler, Danyal Peygamber’in Babil Kralı II. Nebukadnezar dönemindeki sürgününü ve yaşadığı olayları konu alıyor. Özhanlı, Danyal’ın aslanlar çukurundan sağ salim kurtulmasını ilahi korumanın bir göstergesi olarak yorumlarken, gördüğü rüyadaki dört canavarın Yahudi geleneğinde sırasıyla Babil, Med, Pers ve Helenistik krallıklarını simgelediğini aktardı. Hristiyan yorumunda ise bu canavarların, özellikle dördüncüsünün Roma İmparatorluğu’nu, gökten gelen “insanoğlu” figürünün ise Mesih’in gelişini temsil ettiği ifade ediliyor. Bu nedenle Danyal’ın rüyasının, Hristiyanlıkta İsa’nın gelişini müjdeleyen metinlerden biri olarak kabul edildiği vurgulanıyor. Kabın iki yüzünde de Danyal tasvirleri, dört canavar, aslan, geyik ve köpek motifleri yer alıyor. Özhanlı, “Kap, iki kulplu litürjik bir kap formunda üretilmiş. Danyal’ın rüyasındaki bütün yaratıkları aynı kompozisyonda Hristiyan ikonografisiyle bir araya getiren başka bir örnek bugüne kadar bilinmiyor. Bu yönüyle eser dünyada tek.” diyerek eserin benzersizliğini belirtti. Kazılarda bulunan seramik kalıpları ise bölgedeki gelişmiş seramik üretimini kanıtlıyor. Bu litürjik kabın da Antiokheia’da üretildiği düşünülüyor, bu da Antiokheia’nın kendi ihtiyacını karşılayabilecek bir üretim merkezine sahip olduğunu gösteriyor. Pisidia Antiokheia’nın Hristiyanlık tarihinde önemli bir merkez olduğunun altını çizen Özhanlı, Aziz Pavlus ve Aziz Barnabas’ın ilk vaazlarını burada verdiğini hatırlattı. Hristiyanlığın resmi din olmasının ardından kentin bir hac merkezi haline geldiğini ve 325’teki İznik Konsili sonrası Pisidia bölgesinin metropolitlik merkezi olduğunu ekledi. Özhanlı, bu buluntunun hem Pisidia Antiokheia hem de Türkiye arkeolojisi için büyük bir kazanım olduğunu sözlerine ekledi.
Kaynak: AA






