FARUK HANEDAR/ENES CANLI
- İşgal altındaki Batı Şeria'da Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarına rağmen zeytin hasadı yapan Filistinli Emir Çelebi, tüm baskılara rağmen topraklarını terk etmeyeceğini vurguladı.Filistinliler için sadece bir gıda ve geçim kaynağı değil kültürün ve toprağa bağlılığın sembolü olan zeytin hasadının başlamasıyla işgal altındaki Batı Şeria'da Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler ile İsrail ordusunun saldırı ve baskıları arttı.Bu süreçte Filistinlilere yönelik saldırılarla zeytinlerini çalan, ağaçlarına zarar veren ve hasat yapmalarına engel olan İsraillilerin, Filistinlilere destek vermek isteyen aktivistleri ve haber için bölgede bulunan basın mensuplarını da hedef aldığı çok sayıda olay kaydedildi.İsraillilerin saldırıları diplomatik koruma altındaki Avrupa ülkelerinin temsilcilerine kadar vardı.Bu hafta Ramallah'ın kuzeydoğusundaki Mezra eş-Şarkiyye sakini Filistinliler, topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırısına karşı aktivistlerin yardım etmesi ve basın mensuplarının hasadı takip etmesi için çağrıda bulundular.Gıda Mühendisliği eğitimini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde tamamlayan Filistinli gençlerden Emir Çelebi, AA muhabirine zeytin hasadı sırasında bölgede yaşananları Türkçe anlattı."Kendi arazilerimizden zeytinimizi adeta çalar gibi hızlı hızlı toplayıp onlar gelmeden gidiyoruz"Çelebi, zeytin hasadının bu yıl, önceki senelere nazaran çok daha zor olduğunu belirterek Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin, Filistinlilerin arazilerine gelerek ağaçlarına el koyduklarını, zeytinlerini çaldıklarını, kendilerini de darbettiklerini söyledi."Zeytin hasadı gelince biz mutlu olurduk." ifadesini kullanan Çelebi, eskiden zeytin hasadında ailece arazilerine indiklerini, yemeklerini burada yaptıklarını, çalışırken bir yandan da çaylarını ve kahvelerini yudumladıklarını belirterek zeytin hasadının kendileri için zorunlu bir çalışma değil bir araya geldikleri bir etkinlik olduğuna işaret etti.Çelebi, buna karşın saldırılar nedeniyle her şeyin değiştiğini ifade ederek, "Saldırıya uğramamak için kendi arazilerimizden zeytinimizi adeta çalar gibi hızlı hızlı toplayıp onlar (Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler) gelmeden gidiyoruz." dedi.İsraillilerin karşı tepelerdeki köyün arazilerini gasbettiklerini vurgulayan Filistinli genç, kendilerinin artık o tepedeki arazilere gitmelerinin yasak olduğunu kaydederek "Geçen sene gittik.
4 şehit verdik ve orada çatışma çıktı. Araziyi yerleşimciler aldı, bir de İsrail askeri geldi bizi gözaltına aldı." ifadelerini kullandı.Çelebi, çok sayıda ABD vatandaşı Filistinlinin yaşadığı Mezra eş-Şarkiyye'yi terk etmeme sebebini de şu sözlerle anlattı: "Mesela diyelim ben gideceğim. Bu topraklar kime kalacak?
Bu arazi babamın, bu arazi bizim, ben terk etmem. Hayat burada çok zor ama ben burada kalıyorum, kardeşim Amerika'da. Ben burada sumud (toprağa bağlılık) yapıyorum, benim bir ihtiyacım olursa kardeşim de bana yardım ediyor.
Her sene geliyor."Kardeşi gibi ABD'ye giden ve yerleşen Filistinlilerin aslında topraklarını terk etmediğine dikkati çeken Çelebi, "Bizde iş yok, çalışmıyoruz. Bize destek vermek için oraya gidiyorlar." diye konuştu.Çelebi, Türkçe konuşan bir Filistinli olarak Türkiye'ye gittiğinde bir "kardeş" gibi sevgi gördüğünü, Türk halkının kendisini bağrına bastığını dile getirdi.




