Sağlık Bakanlığı Mesleki Sorumluluk Kurulu, İzmir'de burun estetiği ameliyatının ardından hayatını kaybeden Hatice Öncü'nün ölümüne ilişkin ameliyat sonrası anestezi sürecinde görev yapan doktor hakkında soruşturma izni verdi.Çiğli ilçesindeki özel hastanede 22 Nisan'daki burun estetiği ameliyatı sırasında fenalaşan ve 30 Nisan'da yaşamını yitiren Hatice Öncü'nün ailesi, olayda kusuru bulunduğunu öne sürdükleri hastane, doktorlar ve sağlık personeli hakkında suç duyurusunda bulundu, İl Sağlık Müdürlüğü soruşturma başlattı.Sağlık Bakanlığı Mesleki Sorumluluk Kurulu, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında inceleme yaptı, rapor hazırladı.Soruşturma dosyasına giren raporda, Öncü'de tespit edilen serebrovasküler iskemi (beyin dokusunun normal kan akışı ve oksijen alamaması durumu) ve beyin ödeminin oluşumunda farklı etkenlerin bulunabileceği, uygulanan kontrollü hipotansif anesteziyle (kontrollü tansiyon düşürme) ilişkili olma olasılığının da bulunduğu belirtildi.Raporda ayrıca kontrollü hipotansif anestezi uygulamasının yönetiminde özen eksikliği bulunduğunun değerlendirildiği kaydedildi.Bu gerekçeyle ameliyat sonrası anestezi sürecinde görev yapan uzman doktor Ö.Ç.Ü.
hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamında soruşturma izni verilmesine karar verildi.Adli Tıp Kurumu İzmir Grup Başkanlığınca hazırlanan otopsi raporunda, ameliyat ve tedavi sürecine ilişkin tıbbi belgeler ile otopsi raporunun, ölüm nedeni ve diğer hususlarda görüş alınması amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas kuruluna gönderilmesinin uygun olacağı belirtildi."Bir yerden çıkacak 'anne ben geldim' diyecek"Öncü'nün annesi Remziye Kanak, AA muhabirine, kızının ölümünün üzerinden aylar geçmesine rağmen acısının dinmediğini söyledi.Kızını gelecekmiş gibi beklediğini anlatan Kanak, şunları kaydetti: "Bir yerden çıkacak 'Anne ben geldim' diyecek.
Bekliyorum böyle gözüm hep yolda, kapıda, camda. Üç tane evladım daha var. Onlar için toparlanıyorum, güçlü durmaya çalışıyorum.
Ben tek evladımı kaybetmedim ki arkadaşımı, dostumu da kaybettim. İlk çocuğumdu. Biz onunla hep arkadaş, dert ortağı gibi...
Artık telefonum çalmıyor. (Anne ihtiyacın var mı, anne ne lazım, anne neredesin?)"Kanak, kızının ameliyat öncesi tetkiklerini yaptırmak için hastaneye gittiğinde ses kaydı attığını belirterek, "Normalde benim kızım beni arar ya da mesaj atar. Ses kaydı atan bir kız değildi.
Dinleyeyim diye bana hatıra bırakmış." ifadelerini kullandı.Diğer kızı Esma'nın da aynı hastanede burun estetiği ameliyatı olduğunu anlatan Kanak, "Çok heyecanlıydı, çok istekliydi, çok mutluydu. Çocuklarıma hep ben baktım. Hiç kimsenin desteği yoktu üstümde.
Tek başıma hem anne hem baba oldum. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Bizim ciğerimiz yandı ve hiçbir şey yapmadılar.
Hastane, başsağlığı bile dilemedi. Şu süreçte yanımızda olmadılar. Adalet istiyorum.
Benim ciğerim yandı, hiçbir annenin ciğeri yanmasın. Bu kadar basit olmamalı insan hayatı." şeklinde konuştu.Ailenin avukatı Betül Dayıbaş da kurul raporunda hastaya uygulanan anestezi yönteminde riskli bir yöntem olduğu bilinmesine rağmen devamında takip ve özen konusunda eksiklikler olduğuna ilişkin değerlendirmelerin yer aldığını gördüklerini söyledi.Dayıbaş, soruşturma izni verilmeyen kişiler yönünden rapora itiraz ettiklerini vurguladı.



