Anasayfa / Günün Haberleri / Burdur neden potansiyelini ekonomiye dönüştüremiyor? – Burdur Gazetesi

Burdur neden potansiyelini ekonomiye dönüştüremiyor? – Burdur Gazetesi


Salda Gölü, Sagalassos ve Kibyra, güçlü tarım ve hayvancılık altyapısı, mermer ve doğal taş üretimi, üniversitesi ve Antalya’ya yakınlığı…

Burdur’un elindeki ekonomik değerlerin listesi uzun. Ancak resmi veriler, bu potansiyelin aynı ölçüde gelir, nitelikli istihdam, turizmde konaklama ve nüfusu kentte tutma gücüne dönüşmediğini gösteriyor. Burdur’un asıl meselesi kaynak eksikliğinden çok, sahip olduğu değerlerden daha yüksek katma değer üretebilmek.

KİŞİ BAŞINA GELİR TÜRKİYE ORTALAMASININ ALTINDA

TÜİK’in 2024 yılı İl Bazında Gayrisafi Yurt İçi Hasıla verilerine göre Burdur’da kişi başına GSYH 392 bin 276 TL, dolar bazında ise 11 bin 950 dolar olarak gerçekleşti.

Burdur bu rakamla Türkiye’de kişi başına gelir sıralamasında orta grupta yer aldı. Aynı yıl Türkiye genelindeki kişi başına gelir düzeyi Burdur’un üzerinde kaldı.

Bu fark, Burdur’un ekonomik faaliyet üretmediği anlamına gelmiyor. Tam tersine kent tarım, sanayi ve hizmetlerde üretim yapıyor. Sorun, üretimin kişi başına düşen ekonomik değeri Türkiye ortalamasının üzerine taşıyacak ölçekte katma değere dönüşememesi.

SANAYİ BÜYÜYOR, AMA KATMA DEĞER SORUSU DEVAM EDİYOR

TÜİK’in 2024 verilerinde Burdur sanayisi reel olarak yüzde 6,8 büyüdü. İmalat sanayindeki büyüme ise yüzde 7,2 olarak gerçekleşti.

Buna karşılık ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetlerinden oluşan faaliyet grubunda yüzde 0,9’luk reel gerileme görüldü. Tarım, ormancılık ve balıkçılıkta da yüzde 2,1 düşüş kaydedildi.

Sanayideki büyüme Burdur açısından olumlu bir gösterge. Ancak ihracatın yapısı, kentin önündeki temel sorulardan birini ortaya çıkarıyor.

Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı’nın dış ticaret analizine göre Burdur’un ihracatı 2021’de 300 milyon dolara yaklaşmasının ardından geriledi ancak 250 milyon doların üzerinde kalmayı başardı. İlin başlıca ihracat kalemlerinde doğal taş ve çimento öne çıkıyor. Raporda Burdur ihracatında ilk sıralarda ham maddelerin bulunduğu, endüstriyel ürünlerin ise daha düşük pay aldığı belirtiliyor.

BURDUR ÜRETİYOR, ASIL MESELE ÜRÜNÜN NASIL SATILDIĞI

Bu tablo Burdur açısından kritik bir ayrım yaratıyor.

Mermeri blok olarak çıkarmakla, aynı taşı tasarım, mimari ürün, markalı yapı malzemesi veya ileri işlenmiş ürün olarak dünya pazarına satmak aynı ekonomik sonucu oluşturmuyor.

Benzer durum tarım ve hayvancılık için de geçerli. Sütü, eti veya tarımsal ürünü ham madde olarak satmak başka; bunları işleyip paketleyerek, markalaştırarak ve daha geniş pazarlara ulaştırmak başka bir gelir seviyesi oluşturuyor.

BAKA’nın 2024-2028 Bölge Planı da Burdur’un kalkınma yapısında tarım, sanayi ve turizmi temel alanlar arasında değerlendiriyor. Ajansın programlarında gıda, mermer, ağaç ve orman ürünleri ile mobilya sanayisinde dönüşüm ve nitelikli istihdamın artırılması hedefleri yer alıyor.

TURİZMDE BÜYÜK DEĞER VAR, KONAKLAMAYA DÖNÜŞÜM SINIRLI

Burdur’un ekonomik potansiyeli ile mevcut sonuçları arasındaki farkın en görünür olduğu alanlardan biri turizm.

Salda Gölü tek başına güçlü bir destinasyon. Buna Sagalassos, Kibyra, Burdur Müzesi ve kentin diğer doğal ve kültürel alanları eklendiğinde Burdur geniş bir turizm ürününe sahip.

Ancak turizm ekonomisinde önemli olan yalnızca bir yere kaç kişinin geldiği değil; ziyaretçinin kentte ne kadar kaldığı ve yerel ekonomide ne kadar harcama yaptığı.

2024 yılına ilişkin verilere göre yılın ocak-eylül döneminde Burdur’daki Bakanlık belgeli konaklama tesislerine 120 bin 520 geliş gerçekleşti.

Bunun 117 bin 107’sini yerli, 3 bin 413’ünü yabancı ziyaretçiler oluşturdu. Veriler yalnızca Bakanlık belgeli tesislerde konaklayanları kapsıyor; günübirlik ziyaretçiler bu rakama dahil değil.

Tam da bu ayrım Burdur’un turizmdeki temel ekonomik meselesini anlatıyor.

Bir ziyaretçinin Salda’yı görüp aynı gün başka bir şehre geçmesi ile Burdur’da iki gece konaklaması arasında yerel ekonomi açısından büyük fark bulunuyor. Konaklayan ziyaretçi otelden restorana, esnaftan ulaşıma kadar çok daha geniş bir ekonomik zincire gelir bırakıyor.

SALDA TEK BAŞINA YETMİYOR

Burdur’un turizmdeki geleceği yalnızca Salda’ya daha fazla insan getirmekten geçmiyor.

Salda, Sagalassos ve Kibyra’nın birbirinden bağımsız ziyaret noktaları yerine ortak bir rota içinde değerlendirilmesi; şehir merkezi, yerel gastronomi, müzeler, kırsal turizm ve konaklama seçenekleriyle bağ kurulması gerekiyor.

Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı da alternatif turizm çalışmalarında kültür rotaları, agroturizm, karavan turizmi ve farklı turizm ürünlerinin geliştirilmesini bölgesel öncelikler arasında gösteriyor.

NÜFUS VERİLERİ EKONOMİNİN BAŞKA BİR YÜZÜNÜ GÖSTERİYOR

Ekonomik potansiyelin ne kadar karşılık bulduğunu anlamanın yollarından biri de nüfusun hareketine bakmak.

TÜİK’in 2025 ADNKS sonuçlarına göre Burdur’un toplam nüfusu 277 bin 226’ya yükseldi. Ancak Merkez dahil 11 ilçeden yalnızca Merkez ve Bucak nüfusunu artırdı; diğer 9 ilçede nüfus geriledi.

Merkez ve Bucak birlikte 189 bin 144 kişilik nüfusa sahip. Bu rakam ilin toplam nüfusunun yaklaşık yüzde 68,2’sine karşılık geliyor.

Küçük ilçelerdeki nüfus kaybı yalnızca demografik bir mesele değil. İş gücü, yerel esnaf, tarımsal üretimin devamlılığı, kamu hizmetlerinin sürdürülebilirliği ve yeni yatırım için gerekli pazar büyüklüğü açısından da önem taşıyor.

ÜNİVERSİTE VAR, EĞİTİM İÇİN GELENLER AZALIYOR

Burdur’un önemli avantajlarından biri Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi.

Üniversiteler özellikle küçük ve orta ölçekli kentlerde yalnızca eğitim kurumu değil; kira, ulaşım, perakende, yeme-içme, kültür ve hizmet sektörlerinin de önemli ekonomik kaynaklarından biri.

Ancak TÜİK iç göç verilerinde eğitim nedeniyle Burdur’a gelenlerin sayısında son yıllarda gerileme görülüyor.

Eğitim amacıyla Burdur’a gelenlerin sayısı 2022’de 5 bin 798 iken, 2023’te 5 bin 433’e, 2024’te 4 bin 737’ye ve 2025’te 4 bin 246’ya düştü.

2022 ile 2025 arasındaki azalma 1.552 kişi, yani yaklaşık yüzde 26,8 oldu.

Bu veri tek başına üniversitenin performansı hakkında hüküm vermek için yeterli değil. Ancak eğitim kaynaklı nüfus hareketinin birkaç yıl üst üste azalması, Burdur ekonomisi açısından takip edilmesi gereken önemli bir gösterge.

ANTALYA’YA YAKINLIK FIRSAT DA RİSK DE

Burdur’un coğrafi konumu büyük bir avantaj taşıyor. Türkiye’nin en büyük turizm merkezlerinden Antalya aynı ekonomik bölgenin hemen güneyinde bulunuyor.

Antalya, Burdur için milyonlarca turistten oluşan çok büyük bir pazar anlamına geliyor.

Antalya’ya gelen ziyaretçilerin küçük bir bölümünün bile Salda-Sagalassos-Kibyra hattında konaklamalı turizme yönlendirilmesi, Burdur ekonomisine yeni gelir yaratabilir.

Ancak Antalya aynı zamanda Burdur’un genç nüfusu ve iş gücü açısından güçlü bir rakip. Daha büyük iş piyasası, daha geniş hizmet sektörü ve yüksek turizm hareketliliği, Burdur’dan Antalya’ya yönelen ekonomik hareketi de artırabiliyor.

POTANSİYEL VAR, EKSİK OLAN EKONOMİK ZİNCİR

Veriler Burdur’un tek bir temel sorunu olmadığını gösteriyor.

Kentte tarım var. Hayvancılık var. Sanayi var. Mermer var. Üniversite var. Salda, Sagalassos ve Kibyra gibi turizm değerleri var.

Ancak ekonomik sıçrama için bunların ayrı ayrı var olması yeterli değil.

Tarımın gıda sanayisine, mermerin ileri işlemeye ve tasarıma, üniversitenin girişimcilik ve sanayiye, turizm değerlerinin ise konaklama ve yerel harcamaya bağlanması gerekiyor.

Burdur’un gerçek potansiyeli tam olarak bu bağlantılarda yatıyor.

SORUN POTANSİYEL EKSİKLİĞİ DEĞİL

TÜİK ve diğer resmi kurumların verilerinden çıkan tablo, Burdur’un “potansiyeli olmayan bir kent” olmadığını gösteriyor.

Aksine Burdur’un farklı sektörlerde güçlü bir üretim ve turizm tabanı bulunuyor.

Fakat kişi başına gelirin Türkiye seviyesinin altında kalması, ihracatın önemli bölümünün doğal kaynak ve ham madde ağırlıklı yapısı, turizm değerlerinin konaklamalı ekonomiye sınırlı yansıması, eğitim amaçlı göçün gerilemesi ve 11 ilçeden 9’unun nüfus kaybetmesi aynı noktada birleşiyor.

Burdur’un önündeki asıl soru daha fazla kaynağa sahip olup olmayacağı değil.

Asıl soru, elindeki kaynaklardan ne kadar katma değer üretebildiği.

Burdur bunu başarırsa Salda yalnızca ziyaret edilen bir göl, mermer yalnızca çıkarılan bir taş, tarım yalnızca üretilen bir ham madde ve üniversite yalnızca öğrenci ağırlayan bir kurum olmaktan çıkar.

Hepsi aynı ekonomik zincirin parçasına dönüşür.

Burdur’un potansiyeli de ancak o zaman kentin gelirine, istihdamına ve ilçelerinde yaşayan insanların geleceğine daha güçlü biçimde yansır.

Kaynak: Kemal Taraşlı

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir